Kİ Hakkında

Bir Çinliye "Ki" nedir diye sorarsanız, bir Aikidokaya, kokyunage nasıl yapılır diye sorduğunuzda alacağınız kadar çok cevap alırsınız. Ki'yi tanımlayacak en bilindik cevap kısmen zihinsel, kısmen fiziksel durumun psikofizyolojik gücün kan ve nefesin birlikte uyumudur.

Çinli bir filozof, bu mikrokozmos "madde ve enerji" kainatın oluşumu ve hükmettikleri ile ilişkisi üzerine saatlerce tanım yapabilir. Geleneksel Taocu Eğitimi almış Çinli doktorlar size vücudunuzda dolaşan mikrobiomateryallar ve onların vücudunuza sağladığı yaşam enerjisinden ve bunun sizi nasıl yaşar kıldığından bahsederler. Bir Çinli bu tanımların hepsini kabul eder ama asla Ki'nin yokluğunu veya varlığının herhangi bir şekilde sorgulanmasını hoşgörü ile bile karşılayamaz. Tabiki bu; Ki hakkında sabit fikirli oldukları anlamına gelmez veya Ki hakkında herkes her şeyi biliyor ve konuşuyor değildir. İşin aslı Çinliler yukarıda sayılan bütün ifadeleri ve hatta daha fazlasını kabul ederler. Batılı düşünce için bu büyük bir problemdir. Batılı düşünce fiziksel / fiziksel olmayan, maddi / manevi gibi kutuplarda ayrım yapandır. However one disagrees with the chinese blatant disregard for the cartesian dichotomy, this is in fact the way in which the chinese conceptualizes chi, or any other phenomena at all. Furthermore, they seems to be happy to trade off the analytical clarity for the imaginative richness.

17. yüzyıl itibariyle Ki"yi kullanan Çin kozmik sistemi, kainatta görülen tüm fenomenleri yapı ve fonksiyonların çözümleriyle, shinto ve tendai Budist etkileri de eklenerek, Japonya"ya geçmiştir. Japon denizini aşmasına rağmen Ki burada da tam bir tanıma kavuşamamıştır. At any rate, from the oldest extant japanese work on traditional medicine, Ishopo by Tambano Yasuyori, in the tenth century to modern works such as Qi: From the Analects to the New Science by Maruyama Toshiaki, Qi: the Flowing body by Harada Jiro one can see that both japanese and chinese traditional medicine share a basic conception of what it means to be fully human. Life is constituted by ki (in the sense of breath andenergy), a force that manifests in respiration and that can be felt circulating within the body. Similarly, japanese drugs and concoctionsare aimed specially at nourishing ki and enhancing its functioning.

Efendi Mohirei Ueshiba tarafından bu yüzyıl başında geliştirilen savaş sanatı Akido, Ki konseptine derinden bağlıdır ve öğretilerinde bu felsefeyi kullanır. Aikido en ruhani dövüş sanatlarından biri olarak "hareket halindeki Zen" olarak kabul edilir. Aikido kelime anlamı olarak "Ki"nin uyumunun, ahenginin yolu olarak tercüme edilebilir . Nedir bu "ki" ki aikodaka"ları uyum içine sürüklerken birbiriyle anlaşmazlığa düşürebiliyor ? Bazıları Ki"nin fiziksel olarak varolmadığına inanıyor. Fiziksel varoluşu yerine ruhaniyet, amaç, rahatlama vasıtasıyla bio-fiziksel-psikolojik düzenlemelerle öğretisi gerçekleşir. Aikidokalar bazen ki"nin, filozifik ve ruhani etkileri üzerinde çaresiz kalıp derin düşüncelere gömülürler. Bir diğer Aikidokalar ise Ki"nin fiziksel olarak var olmadığını ve uzay aracılığı ile telepatik olarak aktarıldığına inanırlar. Öte yandan Ki öğretileri kainat ve varoluş bilincini açıklamada kullanılır. Ama bu demek değildir ki bütün sır Ki"de saklı. Ne denirse densin bir mutlak gerçek var ki oda aikidokaların şüphe duymaksızın ki"nin yolundan yürüdüğüdür.

Çoğu Sensei Ki hakkında konuşma heveslisi olmadığı için konu basit değildir. Bu konu hakkında konuşan bilge senseiler ise; bunu oryantal üsluplarla yapmakta ve benzetmeler, hayali imgelerle yapmaktadır, bu da açık ve net bir tanımdan uzaktır. Bu yazının amacı Kaiso, his deshi s: Ueshiba, Tohei, Yamada, Shioda, Saito, Saotome, Nadeau, Dobson, Homa gibi hocaların Ki"den çıkarımları ve felsefelerini anlamaktır. Basitlik uğruna Ki"nin üç basit tanımını çıkartalım:
1. Ki: Kainata , şahsa , kozmik hakikate hükmeden prensiptir.
2. Ki, beden düşünce kaynaklı ve bunun psikolojik ve fiziksel etkisinden oluşan güçtür.
3. Ki, ikinci maddeye benzer ama burada sayılanlarla ve onların anlamlarıyla kısıtlanamaz.

Saito, Yamada, Shioda, Homma, Nadeau and Dobson'un öğreti ve yazıları:
Kaiso"nun Deshi"lerinin uygun Aikido yazınları arasında Morihiro Saitosenseinin "Geleneksel Aikido" adlı çalışması bir klasik olarak karşımıza çıkar. Her nasılsa, bu beş ciltlik çalışmada, Ki"nin konseptinden kısaca bahsedilmiştir.
Homma Sensei"ye göre, Ki fiziksel yapıya sahip bir varlık olmadığı için herhangi bir şekilde rengi, şekli ya da ağırlığı yoktur ve Ki"ye inananlar tarafından gösterilebilmesi de mümkün değildir. Bağlı bulunduğu kitabın sınırları ve kapsamı dahilinde olmadığı için, zaten Homma Sensei"nin kendisi de "ki""nin tam olarak tanımını yapabildiği iddiasında değildir. Bunun yerine, insanların başkalarının tanımlamalarını gözü kapalı bir biçimde kendilerine mal edip kabullenmektense, günlük yaşam sürecinde dojo"nun içinde ve dışında olan bitenleri gözlemleyerek Ki"yi kendi başlarına keşfetmeleri gerektiği konusunda ısrarcıdır. Homma Sensei"ye göre Aikido, kendini soluk alabilme yoluyla ifade eden bir nevi aklın eğitilmesidir.

İnsanın aklı, vücut hareketleri ve nefes alışverişi çevresiyle uyum içerisindeyse, ancak o zaman Aiki'nin gerçek anlamını anlayabilmesi mümkün olur. Bu çerçeveden bakıldığında , Homma Sensei'nin ki'ye bakış açısı sayfanın yukarısındaki 2. tanımla benzerlik göstermektedir. Homma Sensei, "bükülmesi mümkün olmayan kol", "kaldırılması mümkün olmayan vücut" gibi çeşitli teknik başarıların sürekli ve uyum içerisinde uygulanmasına önem ve değer vermiş, buna karşın Ki'nin "gizemli gücü"nün katkısını reddetmeyi tercih etmiştir. Ne var ki, aynı zamanda nikkyo ve kotegeashi gibi bilek ısınma hareketleri de dahil olmak üzere pek çok Aikido uygulamasının da yararlarına inanmış, eller açık şekilde vücudun geri kalanının döndürülmesi ve shiatsu tekniklerini de uygulamaktan geri kalmamıştır. Bu durumda kendisiyle çeliştiği ve çatıştığı söylenebilir.

Homma Sensei'nin kitabında bahsi geçen keiraku kavramları (çince: jingluo, türkçe: meridyen), rokuzo (liuzang, altı yin aracı), roppu (liufu, altıyang aracı), Çinlilerin geleneksel tıp yöntemleriyle keşfedilip ortaya konmuştur. İnsanların ve hayvanların vücudunda var olduğu kabul edilen kanallar ve Batı Tıp dünyasında tam olarak karşılığı olması gerekmeyen ortak ying ve yang araçları, Çin Geleneksel Tıp dünyasına özgü kavramlardır. Onların yegane amacı Chi'nin vücut içerisinde döngüsüne devam edebilmesidir. Burada bahsi geçen Chi, daha önce Çin Geleneksek Tıp yöntemleriyle anlatıldığı gibi fiziksel bir varlıktır.

İnsan, önce kendi varoluş sebebini kabul etmeden bu kavramları kullanamaz. Görünüşe göre Homma sensei, ki'nin fiziksel anlamda varoluşunu başka bir boyutta kullanmak üzere bir bağlamda da reddetmekten çekinmemiştir.
O Sensesi'nin ilk Amerikalı deshi'leri arasında olan Robert Nadeau yetmişli yaşlarının sonuna doğru ustasıyla çalışmalarına başlamış ve pek çok savaş sanatında ustalığını göstermiştir. Nadeau Sensei öğrencileri üzerinde sadece olağanüstü fiziksel teknikleriyle değil, aynı zamanda fiziksel ve mental kavramları, hareketleri ve tefekkürü uyum içerisinde harmanlayan kendine has dinamik tutumuyla da derin bir etki bırakmıştır.

Nadeu Sensei tarafından kaleme alınmış hiç bir edebi eser bulunmadığı için, onun öğretileri ancak yetiştirdiği deshi'lerinden Richard Strozzi Heckler ve George Leonard'ın ortaya koyduğu eserlerin içerisinden ayıklanabilir.
Sensei Leonard, Esas Atlet'te öncülüğünü sensei Nadeau"nun yaptığı bir Vücut-Enerji atölye çalışmasını tarif ediyor. Atölye çalışması her insan vücudunda ve etrafında var olan bir enerji alanının varsayımıyla başlıyor. Bu enerjiye ki deniyor. "ki" günümüz bilimi artı izoterik ya da metaforik emanasyonlar tarafından ölçülebilen emansayonları da içeren tek bir meydana koyum (tezahür). Atölye çalışmasındaki egzersizlerden birinde "enerji vücudunu hissetme" partnerler birbirlerine karşılıklı uzanmış kollarıyla ayakta duruyorlar. Partnerlerden biri diğerinin enerjisini hissettiğinde ondan ayrılmaya başlıyor ve ne kadar uzaktan enerji bağlantısını hissetmeye devam edeceğine bakılıyor.

"Değişimlerin Anatomisi"nde sensei Heckler Aikido prensiplerini psikoterapide kullanma çabalarını anlatıyor. Kitap "hara"yı göbek deliğinin 2 inç aşağısını, yer çekiminin merkezi ve "ki"nin (hayat enerjisinin) oluştuğu ve yoğunlaştığı yer olarak tanımlıyor. Bir kişi kendi üzerinde bu sıcaklığı o bölgede hissedebilir ya da hayal edebilir. Kişi vücudunun yerle bağlantısını hisseder ve ki enerjisini hissedilmek ve genişletebilmek için onu göbeğinden pelvise oradan bacaklara ve dünyanın derinliklerine kadar inen güçlü bir akım olarak hayal eder. Bükülmeyen kol ile benzerlik gösterir. Binlerce kilometre hızla koldan akan hayali bir gücün akışını hayal edilmesi, düşünülmesidir. Kolda titreşim kaşınma ve uyuşma hissi olduğunda sakinleşmeye ve konsantre olmaya devam edilmelidir. Bu Ki enerjisinin akışını sağlar.

Terry Dobson sensei, Kaiso'nun son uchi deshisiyken, O sensei den Kinin ruhunu dağıtma ve öğretme misyonunu almıştır. Hayatı Ki enerjisinin kanıtıdır. Senseinin tek yapıtı "Gündelik yaşamda aikido" da, koruyucu ruh Ki'den, en güçlü organ diye bahseder ve en güçlü, en hızlı organ olarak da zekayı tasvir eder. Aikido hileci ve sahtekar insanların elinde, Dobson sensei ye göre başarıya ulaşamaz. Aiki, kazanmak, birini mağdur etmek, zor durumda bırakmak için kullanıldığında, bu kötü ve bencil amaçlarla kullanmaya kalkışan insan bile saldırganlığından ve kininden sıyrılmaya ve hayat enerjisine yaklaşmaya başlar. Bilinen bir hikayesine göre Dobson"un, Aikido ile ruhunu rahatlatmaya başlayan bir insan Ki'nin 3 tanımına da uymaya başlamıştır.

Kaynaklar / Referanslar :

  1. W.-T. Chan, A Source Book in Chinese Philosophy, Princeton University Press, 1973.
  2. Y.-L. Fung, A Short History of Chinese Philosophy, McMillan Press, 1966.
  3. T. J. Kaptchuk, The Web that has no Weaver. Understanding Chinese Medicine, Congdon and Weed, New York, 1983.
  4. W.-M. Tu, Confucian Thought, State University of New York Press, 1985.
  5. S.-C. Huang, Chang Tsai s concept of Chi, Philosophy East and West, vol. 18, pp. 247, 1968.
  6. Y. S. Kim, The Concept of Chi in Chu Hsi s philosophy, Philosophy East and West, vol. 34, 1984.
  7. Y. Sakade,Longevity Techniques in Japan. Ancient Source and Contemporary Studies,in Taoist Meditation and Longevity Techniques, Eds. L. Kohn and Y.Sakade, Center for Chinese Studies, The University of Michigan, 1989.
  8. Morihiro Saito, Traditional Aikido, vol I-V, Minato Research and Publications 1974.
  9. Morihiro Saito, Aikido, its Heart and Appearance, Minato Research and Publications 1975.
  10. Yoshimitsu Yamada, The New Aikido Complete, Carol Publishing Group 1981
  11. Gozo Shioda, Dynamic Aikido, Kodansha Publishing 1968. Translator: Hamilton Jeffrey.
  12. Stan Prannin in Aikido and the New Warrior, Eds. Richard Heckler and Goerge Leonard, North Atlantic Books 1990.
  13. The Academy of Traditional Chinese Medicine, An Outline of Chinese Acupuncture, Foreign Langauges Press, 1975.
  14. Felix Mann, Acupuncture. The Ancient Chinese Art of Healing and How it Works Scientifically, Vintage Books 1973.
  15. Shizuto Masunaga with Wataru Ohashi, Zen and Shiatsu. How to Harmonize Yin and Yang for Better Health, Japan Publication 1977.
  16. Toru Namikoshi, Shiatsu and Stretching, Japan Publication 1985.
  17. George Leonard, The Ultimate Athelete. Revising Sports, Physical Education and the Body, The Viking Press 1975.
  18. Richard Strozzi Heckler, The Anatomy of Change. East/West Approaches to Body/Mind Therapy, Shambhala Publication 1985.
  19. Terry Dobson and Victor Miller, Aikido in Everyday Life, North Atlantic Books 1983.
  20. Aikido Today Magazine, The Journal of the Martial Arts and Spiritual Discipline of Aikido, #25, vol. 6 1992/1993.

Türkçe Çeviri : M.Şeref ADALIOĞLU, Alparslan Enver AKOĞLU

Telefonlar:
Şeref Adalıoğlu 0555-526 7001
Sempai Nazlı Karal 0534-936 5999

 

Anasayfa
Ana Sayfa